afganistan

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yeri: Afganistan Örneği

Küreselleşmenin etkisi ve eğitim, ticaret, siyaset, askerlik, kültür, sanat, haberleşme gibi nedenlerle ortaya çıkan dil öğrenme gereksinimi, Türkçe konuşan kimselerin yabancı dilleri öğrenmesi kadar yabancıların da Türkçeyi öğrenmesini zorunlu kılmaktadır. Bir toplumun, bir devletin ve milletin kendi varlığını ve kültürünü duyurabilmek için yapacağı en önemli faaliyetlerin başında yine dilini öğretmek gelmektedir.

Geçmişten getirdiği bağlarla dünyanın çok çeşitli ülkeleriyle iletişim içinde olan Türkiye, kültürel mirası ve önemli konumuyla her dönemde dünyanın ilgisini çeken bir ülke olmuştur.

Bu çalışmada, Türkiye'ye ve Türkçeye duyulan ilginin bir yansıması olarak Yabancılara Türkçe Öğretimi alanında son yıllarda gözlenen hareketlenmede, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı katkıya dikkat çekmeye çalışılmış, konu Afganistan örneğiyle ele alınmıştır.

1. Giriş

Milletlerin var oluşunda dil ne kadar mühim bir yer tutuyorsa devamı açısından da bir o kadar önemlidir. Bu yönüyle dil, millet olmanın temel unsurudur ve kültür birliğini temin eden ve kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlayan vazgeçilmez bir vasıtadır (Güzel, 2010: 372). Çünkü bir milletin kültür varlığını oluşturan tarihi, coğrafyası, din anlayışı, müziği, sanatı, edebiyatı, bilim ve tekniği, dünya görüşü ve millet olmayı sağlayan her türlü ortak değerlerinin, tarihin ve yüzyılların süzgecinden geçerek dünden bugüne ve bugünden yarına aktarılması ancak dil yolu ile mümkün olmaktadır (Korkmaz, 2005:24).

Birey ve toplumlar, sahip oldukları bilgi ve tecrübelerle yetinmemekte, farklı toplumlarla etkileşim kurarak onların da birikimlerinden faydalanma ihtiyacı duymaktadırlar. Bu durum, bireylerin içinde bulunduğu toplumun anadilinden başka dilleri de öğrenmesini gerekli kılmaktadır. Bu nedenlerle yüzyıllardır yabancı dil öğretimine yönelik adımlar atılmış; ülkeler, seviye ve imkânlarına göre başka toplumların dilini öğrenmiş ya da başkalarına dillerini öğretmişlerdir.

Dil ile kültürün yakın ilişkisi, bir dilin yabancılara öğretimi konusunda da kültürü ön plana çıkarmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretiminin önemini anlatan Hengirmen (1993)'e göre bir dilin başka dilleri konuşan kişilere öğretilmesi çabası, aynı zamanda o dilin konuşulduğu topluma ait kültürel değerlerin öğretilmesi çabasını da içerecektir. Çünkü dil, kültürün aynasıdır. Yararcı bakış açısı ön planda tutulduğunda, bu durumun en pratik sonucu ülke tanıtımına katkısı açısından ortaya çıkmaktadır. Kültürel yakınlık ekonomik, politik ve askeri ilişkilerin temelini oluşturur. İşte bu nedenle yabancılara dil öğretimi, ülke savunması kadar önemlidir (Gedik, 2009:8).

2. Yabancılara Türkçe Öğretiminin Tarihi Gelişimi

Yabancılara Türkçe öğretiminin tarihine bakıldığında, karşımıza ilk olarak bu alanda yazılmış eserler çıkmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar son yıllarda önem kazanmaya başlasa da yabancılara Türkçe öğretimi adına yapıldığı kabul edilen ilk çalışma, 1072 yılında Kaşgarlı Mahmut tarafından Divanu Lugati't-Türk'ün yazılmasıdır. Araplara Türkçeyi öğretmeyi de amaçlayan bu eser, dönemin kültürüne, sosyal yaşantısına ışık tutması; şiirler, atasözleri gibi unsurları içermesi yönleriyle de büyük önem taşımaktadır. IV. yüzyılda Ali Şir Nevai'nin yazdığı Muhakemetü'l-Lügateyn, Türkçenin zenginliğini ortaya koyan ve alanda ismini sayabileceğimiz bir başka eserdir.

Kıpçak Türkçesi dönemi, Türkçenin yabancılara öğretiminin arttığı bir dönemdir. 1250-1517 yılları arasında hüküm süren Memlûk Devleti'nde Türk sultanlarının devleti yönetmesi nedeniyle Türkçeye karşı ilgi artmıştır. Bu ilgi, Araplara Türkçeyi öğretmeyi amaçlayan kitapların yazılmasına neden olmuştur. Codex Cumanicus, Kitabü Bulgati'l-Müştak Fi Lugâti't-Türk ve'l-Kıfçak, Kitâb-ı Mecmû-i Tercümân-ı Türkî ve Acemî ve Mongolî, El-Kavaninü'l-Külliyye Li Zabti'l-Lügati't-Türkiyye, Et-Tuhfetü'z- Zekiyye Fi'l-Lugâti't-Türkiyye, Kitabü'l-İdrâk Li-lisânü'l-Etrak Kıpçak Türkçesi döneminin yabancılara Türkçe öğretmeyi amaçlayan eserleridir (Bayraktar, 2005:60).

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin XVII. yüzyıldan sonra arttığını ve XX. yüzyıldan sonra en üst düzeye ulaştığını belirten Hengirmen (1993), Türk dilcilerinin Türkçenin yabancı dil olarak öğretimine bir zamana kadar önem vermediğini belirtmiş ve bu alana yönelik olarak yabancı yazarların Türk yazarlardan daha fazla eser ürettiğini söylemiştir.

Osmanlı Devleti zamanındaki yabancıl dil öğretimine bakılınca, saray hizmetleri için görgülü ve bilgili adam yetiştirmek amacıyla kurulan Enderunlarda Arapça ve Fransızca öğretiminin dışında devşirmelere Türkçe öğretiminin yapıldığı görülmektedir (Demirel, 1993:7). Tanzimat'tan sonra, 1886 yılında Galatasaray Sultanisinin açılmasıyla Türkiye'de yabancı dillerin öğretiminin hız kazandığı bir döneme girilmiştir.

Türkiye'de yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla kurulan kurumların tarihi çok eskilere dayanmamaktadır. Üniversitelerdeki yabancı öğrencileri öğretime hazırlamak için açılan Türkçe hazırlık sınıfları bu konuda önemli bir işlev görmüştür. Boğaziçi Üniversitesi, 1958 yılında Robert Kolej adıyla Türkiye'de yabancılara Türkçeyi öğretmek amacıyla çalışmalara başlayan ilk üniversitelerden biri olmuştur.

1963 yılında Ankara Üniversitesinde yabancılar için Türkçe kursu açılmış ve "Yabancılar İçin Türkçe Dilbilgisi" kitabı hazırlanmıştır. Yabancılara Türkçe öğretiminin köşe taşlarından biri, 1984 yılında Ankara Üniversitesi TÖMER'in açılması olmuştur. Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla dünyanın önde gelen dil ve kültür merkezleri örnek alınarak kurulan TÖMER, 2011 yılı itibariyle Türkiye genelinde 8 ilde toplam 11 şubeye ulaşmıştır.Günümüzde dil okullarında, özel veya resmi kuruluşlara bağlı dil kurslarında, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Teşkilatı bünyesinde, yurt dışındaki Türkoloji merkezlerinde veya bölümlerinde, yurt içinde bazı üniversitelere bağlı dil okullarında, uzaktan eğitim merkezlerinde ve üniversitelerin Türkçe öğretim merkezlerinde (TÖMER) Türkçe öğretimi yürütülmektedir (Karababa, 2009:271).

3. TSK'nin Eğitim-Öğretim Faaliyetleri İçinde YTÖ

Ülkemizde birçok konuda modern teknik ve yaklaşımların ilk uygulayıcısı olan Türk ordusu, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi konusunda da ilk uygulama ve kurumsal sahiplenmede bulunan kurumlarımızdan olmuştur. Türk ordusunda eğitim görecek olan yabancı subayların Türkçe öğrenme ihtiyacı ile bu konuya yönelinmiş ve dil okullarında bu yönde önemli çalışmalar yapılmıştır (Akış, 2010:202). 24 Nisan 1933 tarih ve 14234 sayılı, Gazi Mustafa Kemal imzalı kararnamede (Bakınız: Ek-1), Suudi Arabistan Hükümeti'nin "Türkiye Harp ve Tayyare Mektepleri"ne öğrenci göndermek istemesi üzerine alınan kabul kararı yer almaktadır. Belge, yabancılara Türkçe öğretimi adına askeri kurumların eskiden beri oynadığı role ışık tutması açısından önemlidir (Bağdaş, 2011).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...