yeni-ogrenenlere-turkce-ogretimi

Yabancılara Türkçe Öğretimi

Türkçeyi yeni öğrenenlere neyi nasıl anlatmalıyız? Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılan yöntemler nelerdir? Bu konuda yazılmış yüzlerce makale,tez,doktora çalışması burada.

Tıklayınız...
yabancılara-turkce-ogretimi-materyalleri1

Yabancılara Türkçe Öğretimi Materyalleri

Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretiminde kullanılabilecek materyaller bu bölümde toplandı. Sınavlar,interaktif sınavlar,akıllı tahta uygulamaları,alt yazılı klipler,posterler vs.

Tıklayınız...
turkce-ogretimi-etkinlikleri

Türkçe Öğretimi Etkinlikleri

Müzikli öğretim,dinleme,konuşma etkinlikleri,okuma-anlama,yazma etkinlikleri,video dersi.Türkçe öğretiminde oyunlar,ders dışı Türkçe faaliyetleri.

Tıklayınız...
turkce-dilbilgisi-anlatimlari

Dilbilgisi Anlatımları

Dilbilgisi Anlatımları yeni öğrenenlere yönelik hazırlanmıştır. Verilen örnekler yeni öğrenenlerin anlayacağı şekilde basit cümlelerden seçilmiştir.

Tıklayınız...
deyim-hikayeleri

Deyim Hikayeleri

Türkçe öğretiminde kullanılabilecek deyimler bu başlık altında toplantı. Burada deyimler hem anlamlarıyla hem de hikayeleriyle paylaşılmıştır. 

Tıklayınız...
türk-dili-hakkında-yazılar

Türk Dili Hakkında Yazılar

Güzel Türkçemiz hakkında değerli kalemlerin ele aldığı yazılar bu başlık altında derleniyor. 

Tıklayınız...
yabancilara-turkce-ogretimi-dusunceler1

Yabancılara Türkçe Öğretimi Üzerine Yeni Düşünceler ve Uygulamalar

Dünyada şu an binlerce öğretmen yeni öğrenenlere Türkçe öğretmeye gayret ediyor. Tecrübe elde ediyor, tecrübe sahiplerinin düşüncelerini öğrenmek ve uygulamak istiyor. Dünyadaki tüm öğretmenlerin tecrübe ve dökümanlarını paylaşabileceği bir ortam olarak düşünüldü burası. Sadece alıcı olmayalım aynı zamanda paylaşalım. Bunu Türkçe için yapalım. 

Tıklayınız...

etkileşimli-interaktif-sınavlar

Etkileşimli Sınavlar

Yeni Öğrenenlere Türkçe Öğretiminde İnternet ortamında bir ilk olan etkileşimli sınavlar, öğretmen ve öğrencilerin istifadesine sunulmuştur.Buradaki sınavlarla Türkçeyi yeni öğrenenler öğrendikleri konuları sınama imkanı bulacaktır.Sınavlar Temel Seviye öğrencilerine yöneliktir. Sınavların en güzel özelliği her bir sorudan sonra öğrencinin nerede hata yaptığını görebilmesidir. Öğrenenlere faydalı olması dileğiyle...

Tıklayınız...

         Yabancılara Türkçe öğretimi uygulamalarında, ders malzemelerinin çok önemli bir araç konumunda olduğunu düşünmek, abartılı bir değerlendirme olarak kabul edilmemelidir. Gerçekte, ders malzemeleri, genellikle, öğrencilerin alması gereken dil verileri ve sınıfta sergilenen dil çalışmaları için temel vazifesi görmektedir. Türkiye dışında Türkçe öğrenen yabancı öğrenciler açısından bakıldığında da, ders malzemeleri, öğrencilerin, öğretmen dışında, Türkçe ile temaslarında önemli bir kaynak durumundadır. Söz konusu ders malzemeleri çok çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır: Ders kitapları, çalışma kitapları, okuma kitapları, ödev kâğıtları; işitsel-görsel nitelikte malzemeler ya da bilgisayar tabanlı materyaller vb. Buna ek olarak, öğretimde kullanım amacıyla tasarlanmamış dergi, gazete ve TV programları gibi kaynaklar da müfredat içinde bir rol oynayabilmektedir.

Dil öğretimi alanındaki kimi araştırıcılara göre, kullanıma arz edilen ve ticari amaçla hazırlanmış ders malzemeleri, öğreticilerin kişisel becerilerini azaltmakta, onları mesleki alanda düşünce üretme ve öğrencilerinin ihtiyaçlarına cevap verme imkânından yoksun bırakmaktadır. Ayrıca bu malzemeler, içerdikleri, yaşayan dilden uzak, yapay dil dolayısıyla, yanıltıcı da olabilmektedir. Kimilerine göre ise, ders malzemeleri, dil öğretiminde olumlu bir rol oynamaktadır. Örneğin bunlar, öğretmenlerin mesleki gelişimi bakımından yararlı ve öğrencilerin özerk öğrenme stratejileri geliştirmeleri açısından teşvik edici nitelikte olabilir.

Bu tartışmalar ve ders materyallerinin artışı göstermektedir ki sorun, öğretmenlerin ticari amaçla hazırlanmış dil öğretim malzemelerini kullanıp kullanmamaları değildir; asıl problem, bu malzemelerin nasıl bir yapıya sahip olması gerektiğidir.

Makalemizde, ders malzemelerinin yabancılara Türkçe öğretimindeki rolünü incelemeye çalışacağız. Makale, 2 bölümden oluşmaktadır. I. bölümde, Türkçe öğretiminde ders malzemesi kullanımına farklı yaklaşımlar üzerinde durulacak ve bu konudaki iki karşıt bakış açısı incelenecektir. II. bölümde ise, Türkçe öğretiminde kullanılacak ve sınıf içi öğrenme ortamını geliştirebilecek düzeydeki ders malzemelerinin sahip olması gereken nitelikler üzerinde durulacaktır.

I. Basılı Dil Öğretim Malzemelerinin İşlevleri

         Önceden hazırlanmış ders malzemelerinin bir birey olarak öğrencinin ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamayacağı kaygısı, bir grup ortamında öğrenci merkezli dil programlarını uygulamaya çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları sorunlardan biridir. Bu kaygıyı doğuran temel sebep, her bir dil grubunun özgün olduğu ve bir dil grubu için hazırlanmış bir ders malzemesinin başka bir grubunun dil öğrenimindeki ihtiyaçlarını karşılayamayacağı varsayımıdır (ONeill, 1982). Bu varsayımdan yola çıkılırsa, şu soruların cevaplarının da aranması gerekir: "Türkçe öğretim merkezlerindeki batılı ülkelerden gelen öğrenci gruplarıyla Türk cumhuriyetlerinden gelen Türk soylular ya da Arap ülkelerinden gelen öğrenci grupları için aynı ders malzemeleri kullanılmalı mıdır? Öğrencilerin dil öğrenimindeki gereksinimlerinin sınıf ortamının dışında da önceden tahmin edilebileceği varsayımı doğru mudur? Öğrenciler, aynı dili öğrenme ihtiyacı içinde olduklarına göre, aynı ders malzemeleri ve öğretim yöntemlerini kullanmak, herhangi bir sakınca doğurur mu?

Türkçe öğretiminde kullanılan ders kitaplarının sınıftaki kesin rolü konusunda Türkiye'de yapılan çalışmaların sayısının fazla olmadığı bilinmektedir. Ancak öğretim elemanları arasında yapılan tartışmalardan hareketle, bu konuda iki farklı görüşün öne çıktığı söylenebilir: Bunlardan ilkine göre, yetkin öğretmenler, daima, belirli bir sınıfta hangi ders malzemelerini kullanacaklarını, bu malzemeleri nasıl ve nereden elde edeceklerini bilirler ya da bunları bizzat oluşturabilirler. Bu sebeple de onlar, gereksinim duymadıkları düşüncesiyle, sınıflarında, basılı ders kitapları kullanımı konusunda isteksiz davranırlar. Karşıt görüşü benimseyenler ise, basılı ders kitaplarını, alanın uzmanları tarafından belirlenmiş ideal müfredatları içeren ders malzemeleri olarak kabul eder. Ayrıca, Türkçe öğretim merkezlerinde görevli öğretim elemanlarının yıllar boyu süren ders malzemesi üretme çabaları ve bu malzemelerin maliyetleriyle karşılaştırıldığında, basılı ders kitapları tercihinin, daha ucuz olduğu görüşü de oldukça hâkimdir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında kullanılmak üzere hazırlanacak ders malzemeleri, yazarlarının Türkçe ve Türkçenin öğretimi konusunda sahip oldukları görüşlerin izlerini taşıyacaktır; dolayısıyla bu ders malzemeleri, Türkçe öğretiminde takip edilecek müfredatın belirlenmesi ve sınırlandırılması açısından da önemli bir rol oynayacaktır. Bu nedenle, bu malzemelerin yazarları, öğrenme ve öğretme tekniklerine ve bu malzemeleri kullanacakların şartlarına aşina olmalı; başarıyla uygulanabilecek bir içerik sunabilmelidir. Başka bir deyişle, öğretmenler ve onların deneyimleri, ders malzemesi üretiminde ve bu malzemelerin sınıfta kullanımında çok önemli bir role sahiptir. Bu yüzden, yabancılara Türkçe öğretimi alanındaki en iyi yazarlar, muhtemelen alandaki öğretmenler arasından çıkacaktır. Bununla birlikte, bu konuda, deneyimin tek başına yeterli olmayacağını da kabul etmek zorundayız. Çünkü ders malzemesi yazarlarının, gerekli zaman ve teknolojiye ve bunları kullanabilecek ortama sahip olup olmamaları da sonucu etkileyecek faktörler arasındadır. Bir medya çağında yaşadığımızı unutmamamız gerekiyor; dolayısıyla, eğer yabancılara Türkçe öğretimine ve Türkçe öğrencilerine değer veriliyorsa, hazırlanacak Türkçe öğretimi malzemelerinin de her bakımdan yeterli düzeyde olması gerekir. Günümüzde, masaüstü yayıncılık, kaliteli ve özgün ders malzemelerinin üretimini oldukça kolaylaştırmış durumdadır. Ne var ki, pek çok Türkçe öğretim elemanı, hala, görsel-işitsel dil malzemeleri (Türkçe öğrenenlerin sınıf dışında karşılaşacakları gerçek dünyayı yansıtan video, kaset ve bilgisayar programları vb.) oluşturmak için ne yeterli zamana ne de gerekli teknoloji erişimine sahiptir. Hâlbuki bu özgün ve kaliteli malzemelere sahip olmadan, öğrencilere, dilimizin de içinde yer aldığı kültürel zenginliğimizi aktarmak ya da onların müfredat dışında karşılaşacakları dil problemleriyle başa çıkmalarını sağlayacak yöntemler geliştirmek, epeyce zor olacaktır.

Şüphesiz, Yabancılara Türkçe öğretimi merkezlerinde ders kitabı kullanımının etkileri üzerinde daha fazla araştırma yapılmasına ihtiyaç vardır. Ancak şurası açıktır ki, uygun ders kitapları, deneyimsiz öğretmenlerin yabancılara Türkçe öğretimi ders müfredatının içeriğini tanımaları ve bu müfredatı farklı öğrencilere çeşitli düzeylerde öğretebilmeleri açısından çok yararlı olabilir. Nitekim, G.Ü. TÖMER örneği, bu düşünceyi doğrular niteliktedir: Merkez'de 1994'ten 2000 yılına kadar, öğretim elemanlarının hazırladığı notlarla sınıflarda Türkçe öğretilmeye çalışılmıştır. G.Ü. TÖMER'de ders veren öğretim elemanlarınca hazırlanan ve 2000 yılında basılan "Yabancılar için Türkçe" öğretim setinin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, Merkez'in başarı grafiği süratle yükselmeye başlamıştır. Bu Türkçe Öğretim Merkezi'nin web sayfasında verilen bilgiye göre, Merkez, "ÖSYM tarafından her yıl yapılan TCS Türkçe sınavlarında dokuz yıldır birinciliğini sürdürmektedir.'" TCS Türkçe Sınavı, şüphesiz, Türkçe öğretiminde tek başına bir başarı ölçütü olarak düşünülemez; ancak yine de, bu Merkez'de ders kitaplarının kullanılmaya başlanmasından hemen sonra Türkçe öğretim düzeyinin yükselişini göstermesi bakımından kayda değer bir veri olarak kabul edilebilir.

         Türkçe öğretiminde, basılı ders malzemeleri kullanmanın yararları incelenirken, gözden uzak tutulmaması gereken konulardan birisi de "öğretmen kitapları"dır. Bu tür kitaplar, yol gösterici nitelikleri, öğretim sürecini desteklemeleri ve öğreticilerin (özellikle deneyimsiz olanların) mesleki gelişimleri için bir araç olmaları açılarından, oldukça önemli kaynaklardır. Şüphesiz, öğretmen kitaplarının bu faydaları, kullanılan ders malzemeleri ile ilgili gerekli ve yeterli bilgi; yapılması düşünülen faaliyetler için de açık ve anlaşılabilir gerekçeler içermeleri durumunda görülebilecektir. Türkiye'deki yayımlanmış ve halen kullanılmakta olan Türkçe ders kitapları setlerinin bazıları, öğretmen kitaplarını da içermektedir; bir kısmında ise, hala öğretmen kitapları yer almamaktadır. Özellikle, yeni hazırlanacak Türkçe ders malzemelerinin henüz hazırlık aşamasındayken düzenlenecek genel planda; öğrenci ders kitapları, çalışma kitapları ve diğer işitsel-görsel malzemelerle birlikte öğretmen kitaplarına da yer verilmelidir. Aksi takdirde, dil setinin öğeleri arasında koordinasyon bozulabilir ve dil setinin bütünlüğü zedelenebilir. Ayrıca, hazırlanan dil setini ilk defa kullanma durumunda kalacak deneyimsiz öğreticiler de sıkıntı yaşayabilirler.

Yukarıdaki saptamalardan yola çıkarak tekrar etmeliyiz ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında sorun, öğreticilerin hazır (yayımlanmış) ders malzemelerini kullanıp kullanmamaları değildir; çünkü özel ya da resmî dil öğretim merkezlerinin çoğunda artık bu tür ders malzemelerinin kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bize göre alanın temel sorunu, öğretme ve öğrenme süreçlerine olumlu katkıda bulunabilmeleri için ders malzemelerinin hangi nitelikleri taşıması gerektiğinin tespitidir. Eğer ders malzemelerinin, işlevlerini, beklentilere uygun şekilde yerine getirmesi isteniyorsa, taşımaları gereken bu temel niteliklerin de açıkça belirlenmesi gerekir kanaatindeyiz. Dolayısıyla makalemizin bundan sonraki kısmında, işlevsel ders malzemelerinin nitelikleri üzerinde duracağız.

II. İşlevsel Ders Malzemelerinin Nitelikleri

A. Ders Malzemelerinde Kullanılacak Dilin Özellikleri

Yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılacak ders malzemelerinin dili ile öğrencilerin dil düzeyi arasında tam bir uygunluk olmalıdır. Bunu sağlayabilmek için yazarlar, öncelikle, hazırladıkları malzemelerin hangi düzeyin hangi aşamasında kullanılacağını ve o aşamaya gelmiş olan öğrenci grubunun sözcük dağarcığı birikimini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca, okuma, dinleme ya da izleme uygulamalarında kullanılacak malzemelerin dili, bu malzemelerde anlatılacak olay ya da durumların bağlamlarına, kişilerin özelliklerine uygun olmalıdır. Örneğin A.1 düzeyindeki bir öğrenci grubuna Türkçedeki "tanışma" biçimi anlatılacaksa ve bu amaçla yazar, okuma metninde iki ilköğretim öğrencisinin birbiriyle tanışma diyaloguna yer verecekse, bu metinde eğitimli ve yetişkin iki insanın böyle bir tanışmada kullanacağı sözcük kadrosunu kullanmamalıdır. Ya da diyelim ki "B2 Kuru"nda işlenecek bir öykü metninde, olup bitenler ve bunların gerçekleştiği zaman ve mekân hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan, kişilerin sosyal ve psikolojik özelliklerini hiç tanımadan, o metnin gerçek anlamını kavramak mümkün değildir. Bu nedenle, kabul etmeliyiz ki, yabancılara Türkçe öğretimi alanında ders malzemeleri hazırlayan yazarlar kadar, uygulama alanındaki öğreticilerin de sınıfta kullanacakları ders malzemelerinin diline dikkat etmeleri gerekmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin bir dünya dili olması dileğiyle...