Dil Öğretim Yöntemleri - İletişimsel Dil Öğretimi-6-İşlem-Aktiviteler

İşlem

İletişimsel prensipler her düzeyde her becerinin öğretilmesine uygulanabileceği için ve İletişimsel Dil Öğretimi literatüründe tartışılan sınıfiçi alıştırmalarının ve alıştırma tiplerinin çok çeşitliliğinden ötürü, İletişimsel Dil Öğretimi üzerine dayanan bir derste kullanılan tipik sınıfiçi işlemlerinin tanımı olası değildir. Savignon (1983) bir seri sınıfiçi işlemi (örneğin, grup aktiviteleri, dil oyunları rol dağılımı) ile bağlantılı olan ders işleme işlemleri ve tekniklerini tartışmaktadır, ancak, ne bu aktiviteler ne de bunların kullanılma yolları İletişimsel Dil Öğretimi sınıflarına özgü değildir. ... Bu tür işlemlerin Yapısal-Durumsal ve İşitsel-Dilsel prensiplere göre öğretilenlere benzer çok yönleri vardır. Geleneksel işlemler reddedilmez, yeniden yorumlanıp genişletilir. Benzer bir tutuculuk Alexander'ın Mainline BeginnersStarting Strategies'de (Abbs ve Freebairn 1977) kullanılmaktadır. Öğretilecek konular diyalog formunda sunulur, dilbilgisi maddeleri denetimli alıştırma için izole edilir, ve sonra daha serbest alıştırmalar sağlanır. Öğrencilerin işlevleri ve formları kullanmalarını teşvik etmek için ikili çalışma ve grup çalışmaları tavsiye edilir. Bu kitapların temelinde yatan yöntemsel işlemler Littlewood (1981: 86) tarafından sunulan aktivite sıralamasının bir yansımasıdır: (1978) kitabında olduğu gibi birçok "gelenekçi" kitapta gözlenir. Her bir birimin açıkça işlevsel bir temel taşımasına karşın, yeni öğretilecek dil konuları diyaloglarla sunulmaktadır ve ardından da ana dilbilgisi kalıplarının denetimli alıştırması gelmektedir. Daha sonra öğretilecek konu durumsal alıştırma yolu ile bir içeriğe oturtulmaktadır. Bu, rol üstlenme ya da doğaçlama türünden daha serbest alıştırma türüne bir giriş görevi üstlenir. Benzer teknikler bir diğer popüler ders kitabı olan

Yapısal aktiviteler İletişim öncesi aktiviteler

Yarı iletişimsel aktiviteler

İşlevsel iletişim aktiviteleri

İletişimsel aktiviteler Sosyal karşılıklı etkileşim aktiviteleri

Ancak, Savignon (197249, 1983) öğrenenlerin önce tek tek becerilerde (telaffuz, dilbilgisi, sözcük bilgisi) denetimi sağlayıp sonra onları iletişime dayalı görevlere uygulamaları fikrine karşı çıkmaktadır; öğretimin daha ilk başından itibaren iletişim alıştırması sağlanması taraftarıdır. Böylece, İletişimsel Dil Öğretimi prensiplerinin sınıfiçi işlemler düzeyinde nasıl uygulamaya konulacağı sorusu iletişimsel yaklaşım tartışmalarının temelini oluşturmaktadır. İletişime dayalı aktivite ve işlemlerin sınırı nasıl tanımlanabilir, ve öğretmen bir grup öğrenenin ya da tek bir öğrenenin gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayacak aktivitelerin karışımını ve zamanlamasını nasıl saptayabilir? Bu temel sorulara, yeni yeni sınıflandırmalar yolu ile yanıt bulmak olası değildir; bu sorular ikinci dil öğrenilen sınıfta farklı türden aktivite ve işlemlerin sistemli bir şekilde araştırılmasını gerektirirler.

Sonuç

İletişimsel Dil Öğretimi bir yöntemden çok bir yaklaşım olarak görülmektedir. Bu yüzden, her ne kadar dil ve öğrenme kuramleri düzeyinde büyük bir kuramk tutarlılık farkedilmekteyse de, oluşum ve işlem düzeyleri çoğu yöntemde olduğundan daha fazla kişisel yoruma ve çeşitlemeye açıktır. Gelecekte bu çeşitli program modeli önerileri, alıştırma tipleri, ve sınıf aktiviteleri arasından birinin daha geniş bir kabul görerek İletişimsel Dil Öğretimi'ne diğer öğretme yöntemlerine benzer bir konum sağlanması beklenebilir. Diğer yandan, birbirinden farklı yorumlar homojen altgruplara da yol açabilir.

İletişimsel Dil Öğretimi İngiliz dil öğretiminin bir geçişe hazır olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Durumsal Dil Öğretiminin artık yetmişli yıllar ve ötesine uygun bir metodolojiyi yansıtamayacağı hissedilmekteydi. İletişimsel Dil Öğretimi daha insancıl, iletişimin karşılıklı etkileşimine öncelik tanıyan bir öğretim yaklaşımı arayanlara hitap etmekteydi. İletişimsel yaklaşımın hızla kabul edilip uygulamaya konulmasının nedeni onun İngiliz dil öğretimi çevrelerinde hemen gelenekselleşmesi, önde gelen İngiliz uygulamalı dilbilimcilerden, yayıncılardan, ve British Council gibi kurumlardan destek görmesiydi (Richards 1985).

Ancak, ilk heyecanın yatışmasının ardından, İletişimsel Dil Öğretimi'nin bazı iddalarına daha eleştirel gözle bakılmakta (Swan 1985). İletişimsel yaklaşımın kullanılması öğretmen yetiştirme, malzeme geliştirme, ve test etme ve değerlendirme gibi önemli konuları ortaya çıkarmıştır. Yöneltilen sorular iletiıimsel bir yaklaşımın bir dil programında her düzeyde kullanılıp kullanılamayacağı, hem ESL (English As a Second Language/İkinci bir dil olarak İngilizce)(English As a Foreign Language/Yabancı bir dil olarak İngilizce) eşit biçimde uyarlanıp uyarlanamayacağı, mevcut dilbilgisine dayalı programların terkedilmesinin mi yoksa elden geçirilmesinin mi gerekeceği, öğrettiği dil ana dili olmayan öğretmenlere ne ölçüde uygun olduğu, ve öğrenenlerin dilbilgisine dayalı testlere girmeleri gereken durumlarda nasıl uyarlanabileceği gibi sorulardır. İletişimsel hareketin gelecekte hız kazanmayı sürdürmesi isteniyorsa, bu türden soruların yanıtların kuşkusuz dikkatle ele alınması gerekmektedir. hem de EFL

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...