Yaklaşım ve Yöntem Tartışması -6- Dil Öğretiminin Uygulanışı

Dil Öğretiminin Uygulanışı

Bir yöntem içinde kavram oluşturma ve düzenleme sağlamanın son aşamasıişlem olarak adlandırdığımız bölümdür. Bu, belirli bir yönteme göre bir dili öğretirken devreye giren gerçek, her bir anıyla tekniklerin uygulamaların ve davranışların içerildiği aşamadır. Bir yöntemin yaklaşım ve oluşumu sınıfta nasıl gerçekleştirdiğini bu aşamada anlatmaktayız. Oluşum aşamasında, bir yöntemin dil ve öğrenmeye ilişkin kuramsal varsayımlarının bir sonucu olarak çeşitli öğretme aktiviteleri önereceğini gördük. İşlem aşamasında, bu görev ve aktivitelerin nasıl ders haline getirildikleri ve öğretme ve öğrenme için nasıl temel olarak kullanıldıklarıyla ilgilenmekteyiz. İşlem aşamasında bir yöntemin üç boyutu vardır: (a) dile ilişkin yeni maddelerin sunulması ve erek dilin form ile ilgili yönlerini, iletişimsel ya da diğer yönlerini netleştirmek ve sergilemek için öğretme aktivitelerinin kullanımı (tekrar alıştırmaları, diyaloglar, bilgi boşluğu, vs; (b) öğretme aktivitelerinin dilin alıştırmasının yapılması için kullanımı yolları; ve (c) söz ya da tümcelerinin formu ya da içeriği konusunda öğrenenlere veri sağlamakta kullanılan işlemler ve teknikler.

Şu halde işlem, bir yöntemin dil öğretiminin sunu, alıştırma ve veri sağlama yönleri üzerine dikkatini odaklamaktadır. Örnek olarak aşağıda, Stevick'in (1980: 44-5) anlatımına göre, Sessiz Yöntem'de başlangıç dersinin işleme koyma yönlerinin tanımı anlatılmakta:

1. Öğretmen duvar panosundaki anlamsız simgeleri işaret eder. Simgeler konuşma dilinin hecelerini temsil etmektedir. Öğrenciler sesleri önce koro halinde, sonra teker teker yüksek sesle oturlar.
2. Öğrencilerin heceleri telaffuz edebilir düzeye gelmelerinin ardından, öğretmen sayılarda dahil olmak üzere dilde sık kullanılan sözcüklerin bulunduğu ikinci bir panoya geçer. Öğretmen uzun sayıların telaffuz edilmesini sağlar.
3. Öğretmen renkli çubuklar ve el-yüz hareketlerini kullanarak öğrencilerin gerekli sözcükleri ve dilbilgisi yapılarını üretmelerini sağlar.

Sessiz Yöntem'de hataların düzeltilmesi konusunda Stevick şunları söylemekte.

Öğrenciler öğretmenin dediklerine doğru yanııt verdiklerinde öğretmen genelde, yapılanın doğru olduğunu açıktan onaylayacak şekilde tepki vermez. Diğer yandan, eğer öğrencinin yanıtı yanlış ise, öğretmen o öğrencinin sözcük ya da tümcecik üzerinde daha fazla alıştırma yapması gerektiğini belirtir; gerekli görürse, ilave çalışmanın tam olarak nerede yapılacağını da öğrenciye gösterir. (1980: 45)

Finnocchiaro ve Brumfit (1983) kavramsal-işlevsel bir yaklaşım olarak adlandırdıkları yaklaşımda dersin işleme safhalarını nasıl ele alınacağını göstermektedir.

1. Kısa bir diyalog ya da birkaç diyaloğun sunulması.
2. Diyalogdaki her bir sözün sözlü alıştırması.
3. Diyalogdaki konu ve duruma dayalı sorular ve yanıtlar.
4. Öğrencilerin kişisel tecrübesine ilişkilendirilmiş ama diyaloğun temasına uygun olan sorular ve yanıtlar.
5. Diyalogda kullanılan iletişim ifadelerinin ya da işlevi örnekleyen yapılardan birinin incelenmesi.
6. Öğrenenler tarafından, yapının işlevsel ifadesini oluşturan genellemelerin ve kuralların keşfedilmesi.
7. Sözel tanıma, yoruma yönelik işlemler.
8. Rehberli iletişimden serbest iletişime doğru giden sözel üretim aktiviteleri.

Yöntemlerin işlem düzeyinde en belirgin biçimde niteliklerini ortaya koymalarını bekleyebilsek de sınıfiçi gözlemleri öğretmenlerin bir yöntemin savunduğu işlemleri her zaman da izlemediklerini ortaya koymaktadır ... .

Bir yöntemi oluşturan ve yaklaşım, oluşum ve işlem başlıkları altında tanımladığımız unsurlar ve alt unsurlar Şekil 1'de özetlenmektedir.


Dil Öğretim Yöntemleri - Doğal Yaklaşım-7- Girdi Hipotezi

girdi-hipotezi

GİRDİ HİPOTEZİ

Girdi Hipotezi, dil öğrenen kişinin maruz kaldığı dil (yani, girdi) ile dil edinimi arasındaki ilişkiyi açıklama iddiasındadır. Dört temel konuyu içerir:

Birincisi, bu hipotez öğrenme ile değil edinme ile ilgilidir.
İkincisi, öğrenciler dili, en iyi şekilde, o anki edinç[11]düzeylerinin bir parça ötesinde olan girdiyi anlayarak edinirler.

Dil edinmekte olan bir kişi I ile anlatılabilecek bir düzeyden (burada I bu kişinin edinç düzeyini temsil etmektedir) bir I+1 düzeyine (I+1 düzeyi, I düzeyini bir doğal sıralamaya göre izleyen düzeydir) "geçebilir"; bunu da I+1 içeren bir dili anlayarak yapar. (Krashen ve Terrell 1983: 32)

Duruma ve bağlama dayanan ipuçları, dil-dışı[12]bilgi, ve dünya hakkındaki bilgi, edinmeyi mümkün kılar.

Üçüncüsü, konuşma yeteneği doğrudan öğretilemez; bu yetenek zaman içinde, dil edinmekte olan kişi girdiyi anlayarak dilsel edinç oluşturunca kendiliğinden oluşur.

Dördüncüsü, eğer yeterli miktarda kavranabilir girdi mevcutsa, I+1 genelde otomatik olarak oluşacaktır. Kavranabilir girdi, dil öğrenmekte olan kişinin, bağlama dayanarak ve dili kullanarak anladığı sözceleri anlatmaktadır. Bir konuşmacı, dil edinmekte olan kişinin mesajı anlaması için dili kullandığında, konuşmacı karşısındakinin mevcut edinç düzeyine bir yapılar "ağı sermektedir" ve bu da pek çok I+1 örneğini barındıracaktır. Bu nedenle, girdinin dil öğrenmekte olan kişinin mevcut dilsel erincine göre kusursuz biçimde ayarlanmış olması gerekmediği gibi, öğrencilerin birbirinden çok farklı erinç düzeylerine sahip oldukları bir dil sınıfında bunun yapılması da aslında olanaksızdır.

Nasıl ki çocuk anadilini kendi mevcut anlama düzeyine göre kabaca ayarlanmış "bakıcı konuşması"13 örnekleri ile edinirse, bir ikinci dili edinmekte olan yetişkinlere de ikinci dilin kavranmasını mümkün kılacak basit kodlar sağlanır. Bu türden bir kod, anadil konuşanların yabancılarla yaptıkları iletişimi basitleıtirmek için kullandıkları "yabancı konuşması"14dır. Bu konuşmanın özelliği, daha yavaş gelişmesi, tekrarlar, yinelemeler, ne/nasıl/kim gibi karmaşık sorular yerine evet/hayır soruları içermesi gibi unsurlar yolu ile sınırlar dil edincine sahip kişiler için mesajları daha anlaşılır yapmaktır.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...