Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri-2

                         Temel Yöntemler

    1. Dilbilgisi çeviri yöntemi
      1. Düzvarım yöntemi
      2. Kulak dil alışkanlığı yöntemi
      3. Bilişsel öğrenme yaklaşımı
      4. İletişimci yaklaşım
      5. Seçmeli yöntem
  1. Diğer Yöntemler
    1. Telkin yöntemi
    2. Grupla dil öğretimi yöntemi
    3. Sessizlik yöntemi
    4. Tüm fiziksel tepki yöntemi

Temel Yöntemler

  1. a) Dilbilgisi çeviri yöntemi:

Yöntemin genel özelliği ezberlemedir. Yani kısaca yabancı dilden anadile çevrilerek ezberlemektir.

  • Bu yöntemde ilk önce gramer kalıpları öğretilir. Daha sonra dilin kuralları öğretilir.
  • Metnin içeriğine fazla önem verilmez. Ancak metnin içeriği gramer analizi için bir alıştırma niteliğindedir.
  • Alıştırmalar birbiri ile ilişkisi olmayan cümleleri dilden anadile çevirmek için kullanılır.
  • Telaffuza pek önem verilmez.
  1. b) Düzvarım yöntemi:
  • Bu yöntemin genel özelliği dil önce işitilecek, dille pekiştirilecek ve elle dokunulup yazılacaktır.
  • Düzvarım yöntemi çok başarılı bir yöntemdir. Bunun başarısında görerek öğrenme ve örneklendirme oldukça önemlidir.
  • Düzvarım yöntemini kullanan bir öğretmen uygulamaya sınıftaki nesnelerin adlarını söyleyerek ve öğrencilerden bunları tekrar etmelerini isteyerek başlayabilir.

 box                   kutu                    kavram

yeni kelime           çeviri                  kavram

Düzvarım yönteminin kullanım özellikleri

  1. Dersler bir diyalogla ya da kısa bir fıkra anlatımıyla başlar.
  2. Önce sözlü öğretim yapılır. Bu nedenle gramer ve yeni sözcükler sözel olarak öğretilir.
  3. Sözcüklerin öğretimi görsel araçlarla yapılır.
  4. Amaç dilin yoğun bir şekilde kullanılmasına yer verilir.
  5. İlk bir kaç hafta telaffuz öğretimine yer verilir. Yeni dilbilgisi yapıları öğretilirken sürekli dinleme ve tekrara yer verilir.
  6. Öğretmen merkezli öğretim yapılmasına karşın öğrencilerin derse aktif katılımı istenir.
  1. c) Kulak dil alışkanlığı yöntemi:

Yöntemin genel özelliği

Yapısalcı dilbilimcilerden Bloomfield, Brooks ve Lodo’ya göre, geleneksel dilbilgisi-çeviri yöntemi yabancı dil öğretiminde etkili bir yol değildir. Dilin doğal öğrenimi önce dinleme ile başlar. Daha sonra konuşma, okuma ve yazma sırasıyla oluşur.

Davranışçılara göre ise yabancı dil öğrenmede alışkanlıkların olabilmesi için tekrara, alıştırmalara ve pekiştirmelere yer verilmelidir.

 Amaç, dilde öğrenilecek konular yazılı olarak görülmeden önce sözlü olarak sunulursa dil becerileri daha iyi gelişir.

 Bir bilimci ve yabancı dil öğretmeni olan William Maulton “Avrupa ve Amerika dilbilim akımları” adlı eserinde bu yöntemin ilkelerini şöyle sıralamıştır;

  1. Dil yazma değil konuşmadır.
  2. Dil bir dizi alışkanlıklar bütünüdür.
  3. Dil hakkındaki düşünceler değil sadece dil öğretilir.
  4. Bir dil, o dili anadili olarak konuşanların ne söylemeleri gerektiğini değil, ne söyledikleridir.
  5. Diller birbirinden farklıdır.

 Kulak dil alışkanlığı yönteminin kullanım özellikleri

  • Tekrar, taklit ve ezber önemlidir. Doğru cevap anında tekrarlanarak olumlu pekiştireç verilir. Çok miktarda alıştırmaya yer verilir.
  • Hemen hemen hiç dilbilgisi açıklaması yapılmaz. Dilbilgisi tümevarım yöntemiyle öğretilir. Yani parçadan bütüne.
  • Doğal öğrenme sırası (dinleme, konuşma, okuma, yazma) izlenir. Ağırlık dinleme ve konuşmadadır.
  • Daha çok teyp ve dil laboratuarları kullanılır.
  1. d) Bilişsel öğrenme yaklaşımı:

Yaklaşımın genel özellikleri

Yani bilgilerin depolanması ve eski bilgilerin yeni anlamlar ve bağlar kazanmasıdır. Anlamlı öğrenmenin olabilmesi için yeni bir öğrenmenin daha önce öğrenilmişlerle bütünleşmesi gerekir. Diğer bir deyişle, yeni bilgi öğrencide varolan bilginin yapısı içine alındığı zaman anlamalı öğrenme meydana gelir. Yeni bir bilgi öğrenmeye geçmeden öncede daha öncekilerin tam olarak öğrenilmiş olması gerekir.

                Bilişsel öğrenme yaklaşımının kullanım özellikleri

  1. Dil bir alışkanlık geliştirme değil bilinçli olarak kuralları öğrenmedir.
  2. Telaffuz öğretimine ayrı bir öğretim etkinliği olarak yer vermeye gerek yoktur.
  3. Özellikle duyduğunu anlama becerisinin geliştirilmesine önem verilmelidir.
  4. Grup çalışması ve bireysel eğitim desteklenmelidir.
  5. Dilbilgisi kuralları tümevarım ve tümdengelim yoluyla öğretilmelidir.
  6. Anadilin kullanılmasına ve çeviriye izin verir.
  7. Her şey bir bütünlük içinde öğretilmelidir ve gerektiği zamanlarda görsel ve işitsel araçlardan ve diğer tekniklerden yararlanılmaktadır.
  8. Ana ve amaç dilde ve her iki dilin kültüründeki yeterlilik ideal amaçtır.
  9. Öğretmen ve öğrencinin tutumu sınıf içi etkileşim iyi bir öğrenme ortamı için çok önemlidir. Öğretmen, kesin yetkiyi temsil eden bir kişi olarak değil, öğrenmeyi kolaylaştırıcı kişi olarak görünür.
  1. e) İletişimci yaklaşım:

Yaklaşımın genel özelliği

İletişimci yaklaşıma göre dilin yüzeysel yapısı yani gramer kurallarından çok, dilin alt yapısı yani konuşmada kullanılan kavramların öğrenilmesi ve kullanılması önemlidir.

 İletimi sağlayabilmek için dilin iyi bilinmesi gerekir. Esasen iletişim yeterliliği bir yerde dilbilgisi yeterliliğini da zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle önce dilin kuralları, daha sonra da dilin kullanımı üzerinde durulmalıdır.

 İletişimci yaklaşımın kullanım özellikleri

  1. Öğrenci için anlamlı olan sözlü ve yazılı iletişim etkinliklerine ağırlık verilir.
  2. Öğretim öğrenci merkezlidir.
  3. Öğretim etkinlikleri daha çok karşılıklı diyalog, grup çalışması, problem çözme ve eğitsel oyunlarla öğrenime dayanır.
  4. Amaç dilde yazılmış ve günlük iletişimde kullanılan özgün materyaller öğretim için kullanılır.
  5. Öğretmenin hem anadilde hem de amaç dilde yeterli olması istenir.
  6. Öğretmenin rolü öğrencilere amaçlarına uygun bir şekilde, iletişim kurallarına yardımcı olmaktır.
  1. f) Seçmeli yöntem:

Seçmeli yöntemin genel özelliği

Seçmeli yöntem, yöntemler karması ya da yöntem zenginliği anlamında kullanılmaktadır. Öğretmenin sınıf içi etkinliklerinde her yöntemin iyi tarafının değişik eğitim ortamlarında kullanılabilmesidir.

 Sözcük öğretiminde düzvarım yöntemine, dilbilgisi kurallarına öğretmede bilişsel öğrenme yöntemine, konuşma becerisini kazandırmasında kulak dil alışkanlığı ve iletişimci yönteme ağırlık verilmesi gibi.

Seçmeli yöntem kullanım özellikleri

  1. Dil öğrenimi anlamlı ve geçek hayata dönük olmalıdır.
  2. Çeviri özel bir dil becerisidir ve başlangıç düzeyindeki öğrenciler için bir öğrenme yöntemi olarak uygun bir yaklaşım değildir. Başlangıçta yararlı gibi görünse de uzun dönemde olumsuz etkilerden kurtulmak güç olmaktadır.
  3. Dil öğretimi amaç dilde yapılmalıdır. Gerektiğinde anadile yer verilebilir.

Yüksek sesle okuma ancak sözcük okumayı ilerletir. Okuduğunu anlama becerisi kazandırmaz. Ayrıca düzgün konuşabilmek için yararlı değildir.

  1. Sözcük öğrenmeye erken başlamalı ve her sözcük mümkünse anlamlı cümleler içinde kullanılmalıdır.
  2. Bir seferde tek bir yapı sunulmalı ve öğretilen yapı tam öğrenilmeden diğerine geçilmemelidir.
  3. Her dersten önce öğrencilere ne öğrenecekleri ve niçin öğrenecekleri bildirilmelidir.

Diğer Yöntemler

  1. a) Telkin yöntemi:

Bu yöntemin yabancı dil öğretimine getirdiği en büyük katkı sınıf içi iletişimin rahat bir ortamda yapılmasını sağlamasıdır. Bu amaçla yabancı dil sınıfları rahat iletişim kurulacak şekilde düzenlenmekte ve en etkili ders aracı olarak da müzikten yararlanılmaktadır.

 Bu yöntemle yabancı dil öğrenen öğrencilerin derslikleri bir oturma odası görünümündedir. Yerler halı döşelidir. Öğrenciler sıra yerine rahat koltukta oturup loş ışık altında derinden gelen müzik eşliğinde öğretilmektedir.

 Derse başlamadan önce her öğrenciye yeni bir isim ve yeni bir kimlik kazandığı telkin edilmekte, yabancı dildeki günlük konuşmalar müzik eşliğinde öğretilmektedir. Bu yöntemde diyalog öğretimi çok önemlidir.

 Bir diyalog öğretilirken birinci aşamada diyalog, gerekli açıklamalar yapılarak baştan sona kadar okunur, ikinci aşamada vurgu ve tonlamalara dikkat edilerek müzik eşliğinde okunur, gerekli yerlerde anadille de açıklamalar yapılar. Üçüncü aşamada, öğrenciler rahat koltuklarında oturarak gözleri kapalı bir şekilde klasik müzik eşliğinde diyalogu dinlemeleri ve hatırda tutmaları istenir. Dersler bu şekilde işlenir.

  1. b) Grupla dil öğretimi yöntemi:

Amerikalı psikiyatris Curron’a göre; Yabancı dil öğrenirken bireylerin hata yapma korkusu ve iç kaygı yüzünden kendilerini iyi ifade edemedikleri gözlenmiştir. Curron, bu kaygıdan kurtulmak ve hata yapmaktan kaynaklanan korkuyu yenmek için sadece öğretmenin değil, öğrenenlerinde kimi sorumlulukları olması gerektiğini vurgulamıştır. Sorumluluğun paylaşılması ile ikinci bir öğrenmenin kolaylaşacağını öne sürmüştür.

Grupla dil öğretimi yönteminde öğrenme sürecinin merkezinde öğrenciler vardır ve bu yöntemle ders işlenirken öğrenciler sınıfta bir çember oluştururlar. Sınıf öğretmeni bu çemberin dışında kalır.

 Her öğrenci için ya da 3-4 kişiden oluşan gruplar için bir öğrenci danışman olarak seçilir. Böylece öğrenciler, danışman öğrencilerle kendi anladıkları biçimde rahat iletişim kurma şansına sahip olurlar.

 İlk derslerde sınıfta ses kayıt cihazları kullanılır ve bunlara sadece öğrencilerin öğrendikleri dilde söyledikleri kaydedilir.

 Öğrenciler grup çalışması yapmak istedikleri konuda tartışma yapabilirler. Grup çalışmalarını  dışarıdan izleyen sınıf öğretmeni anadildeki konuşmaları yabancı dile çevirerek

öğrencilere yardımcı olmaya çalışır. Bu şekilde öğrencilerin amaç dilde iletişim kurmalarını sağlamak için destek verilir. Derslerin işlenmesinde genelde bu yol izlenmektedir.

 Grupla dil öğretim yönteminin temelinde öğretmen ile öğrenciler arasında karşılıklı iyi niyet, ilgi ve olumlu tutum çok önemli yer tutmaktadır.

  1. c) Sessizlik yöntemi:
  • Bu yöntemle ders işlenirken sadece öğrenciler değil, öğretmenlerde sessiz kalmayı yeğlemektedir.
  • Öğrenciler yabancı dildeki cümle kalıplarını tekrar etmezler.
  • Öğrencilerden, daha çok öğretmenin rehberliği altında yapılan hareketlere uygun cümleleri düşünüp söylemeleri istenir.
  • Temelde bu yöntemin en önemli özelliği öğrencinin sınıftaki hareketleri dikkatle izlemesi, öğretmenin ve sınıf arkadaşlarının söylediklerini dinlemesi ve bunlardan anlam çıkarmaya çalışmasıdır.

 Sınıf içi uygulamalarda öğretmen sadece birkaç renkli çubuk kullanır. Başka bir araç kullanmaya gerek duyulmamaktadır. Öğretmen derse çubukları tanıtmakla başlar. Daha sonra çubukların renklerini öğretir. Her renk bir sesi sembolize eder. Çubuklar yardımıyla öğretmenin verdiği komutların öğrenciler tarafından sessiz bir ortam içinde anlaşılması istenir. Daha sonra yoğun bir şekilde kelime öğretime geçilir, öğrencilerden öğrendikleri kelimelerle cümle kurmaları istenir.

  1. d) Tüm fiziksel tepki yöntemi:

Bu yöntem psikoloji de yer alan öğrenme kuramlarından iz kavramı ile bağlantılıdır. Bu kurama göre bir olay bir olay ne kadar sık olursa ve bellekte ne kadar kuvvetli iz bırakırsa o olayın hatırlanması o kadar kolay olur.

 Bu yöntemle yabancı dil öğretimi emir kipleri ile başlar. Bu tür alıştırmalar fiziksel tepkiyi gerektirir.

 Diyaloglar yoluyla konuşma öğretimi çalışmaların sonuna doğru yapılır. Öğrenci, öğretmen tarafından verilen emirlere fiziksel tepki yoluyla cevap verir. Öğrencilerden hem bireysel hem de toptan tepkide bulunmaları beklenir. Bu yöntemde öğretmen yönetmen öğrenciler de oyuncudur. Bu yöntemle ders işlenirken yeni başlayanlar için öğretim metaryali kullanımına gerek yoktur. Çünkü sınıf etkinlikleri için öğretmenin hareketleri, mimikleri, sesi yeterlidir. Daha sonra öğretmen sınıf içindeki nesneleri kullanır. Dersler ilerledikçe resim, dia, poster gibi değişik görsel araçlardan yararlanılır. Bu yöntem daha çok başlangıç düzeyinde yapılan yabancı dil öğretimi çalışmalarında yararlı olmaktadır.

Bekir  KABADAYI

Ankara-2001

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...