Bilmecelerimizdeki Dil

Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca. Dondurmayı böyle tanımlamış çocuk dünyamız. Çocukken dünyayı tanımak için kullandığımız dil aracımız bilmeceler, bize neler neler öğretmişlerdir. Birbirimize sorduğumuz bilmecelerin yanıtını zor bulduklarımız olmuştur. Yanıtını bulmak için zorlandıklarımız olmuş, zor sandığımız bir bilmeceyi bilen birisi şıp diye bize yanıtlamıştır. Çocukken oyun aracımız olan bilmeceler, büyüdüğümüzde işlerimizin neşeli bir ortamda yürümesi için yapılmış bir eğlence aracına dönüşmüştür. Anadolu insanı dilin olanaklarını kullanarak hem eğlenmiş, hem üretmiştir. Bazı yörelerde de bilmeceler, düğünlerde iki tarafın atışma aracı oluvermiş. Oğlan tarafının delikanlıları, kız tarafının sınırına gelince kız tarafına çeşitli bilmeceler sorarlar. Kız tarafı da oğlan tarafına sorar. Yenilen taraf bayrağını yenen tarafa verir. Yenilen taraf bayrağını karşı tarafa ancak bir bağış ödeyerek kurtarabilir. Bağış üzerinde anlaşılamazsa yenilen bayraktar, düğün süresince yenen bayraktarın solunda durur ve her dileğini ne kadar güç ve olanaksız da olsa yerine getirir. Türkçemizin zengin anlatım gücünün ürünü olan bilmecelerimizden seçtiğimiz örnekleri birlikte okuyalım.

 

Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca. Dondurmayı böyle tanımlamış çocuk dünyamız. Çocukken dünyayı tanımak için kullandığımız dil aracımız bilmeceler, bize neler neler öğretmişlerdir. Birbirimize sorduğumuz bilmecelerin yanıtını zor bulduklarımız olmuştur. Yanıtını bulmak için zorlandıklarımız olmuş, zor sandığımız bir bilmeceyi bilen birisi şıp diye bize yanıtlamıştır. Çocukken oyun aracımız olan bilmeceler, büyüdüğümüzde işlerimizin neşeli bir ortamda yürümesi için yapılmış bir eğlence aracına dönüşmüştür. Anadolu insanı dilin olanaklarını kullanarak hem eğlenmiş, hem üretmiştir. Bazı yörelerde de bilmeceler, düğünlerde iki tarafın atışma aracı oluvermiş. Oğlan tarafının delikanlıları, kız tarafının sınırına gelince kız tarafına çeşitli bilmeceler sorarlar. Kız tarafı da oğlan tarafına sorar. Yenilen taraf bayrağını yenen tarafa verir. Yenilen taraf bayrağını karşı tarafa ancak bir bağış ödeyerek kurtarabilir. Bağış üzerinde anlaşılamazsa yenilen bayraktar, düğün süresince yenen bayraktarın solunda durur ve her dileğini ne kadar güç ve olanaksız da olsa yerine getirir. Türkçemizin zengin anlatım gücünün ürünü olan bilmecelerimizden seçtiğimiz örnekleri birlikte okuyalım.


Dal üstünde al yanak.
elma )
Derede kamış
Kırk kürk giymiş
Yine de üşümüş. 
( mısır )
Kat kat kattır ama katmer değildir
Kırmızıdır ama elma değildir
Yenir ama meyve değildir.
( soğan )
Bir küçücük çay taşı
İçinde beyler aşı
Pişirirsen aş olur
Pişirmezsen kuş olur.
( yumurta )
Alaca mezar
Dünyayı gezer.
( göz )
Başa yapışık
Bir sapsız kaşık.
( kulak )
Kara deve çöküp oturur
Zülfünü döküp oturur.
( çadır )
Bir atım var mihriban
Göğsü suda her zaman
Gece gündüz kişnemez
Arpa saman istemez.
( kayık )
Dağdan gelir seke seke
Kara üzüm döke döke.
( keçi )
Yer altında yağlı kayış.
( yılan )
Yer altında evleri,
Eğri büğrü yolları
Pek incedir belleri.
( karınca )


Bilmecelerimizle Türk halkı; diliyle doğayı, kavramları anlatma zenginliğini yaratmıştır. Dilimizdeki anlam zenginliğinin en güzel örneklerini dilin her alanında gördüğümüz gibi bilmecelerimizde de görürüz. Türkçemizde yaratılan bu anlam zenginliği şiirin uyak düzeninden, hece sayısından yararlanılarak yapılmış, böylece belleklerde kalması, çabuk anımsanması, kolay kavranması gerçekleştirilmiştir. Anlatımdaki, nükte güzelliği, kıvrak zeka oyunları ile birlikte verilmiştir. Bir çadır anlatılırken benzetilen devenin hörgücü ve saçları kullanılmış, yanakların al al olmuş kalıp sözleri elmanın anlatımına aktarılabilmiştir.

İlginç buluşlar dilde benzetmelerin çok güzel örneklerinin verilmesini sağlamıştır. Kulağın bir sapsız kaşığa benzetilmesi, kayığın betimlenerek anlatılması, gözün bir gezginle özdeşleştirilmesi dildeki anlatım zenginliğini artıran etkenlerdir. Dilimizin zengin anlatım gücü doğanın anlatılmasında, nesnelerin kavratılmasında, soyut kavramların somut varlıklarla desteklenerek verilmesinde çok etkili bir yapıya sahiptir. Bilmecelerimizin etkili anlatımı, kıvrak yapısı, çeşitli buluşlarla kavratma gücü Türkçe'nin zenginliğinin belirgin özelliklerindendir. Doğayla iç içe yaşamış Türk insanının yarattığı bilmeceler, bir yandan onun doğadaki nesnelerle olan sıkı ilişkisini ortaya koymakta, bir yandan da anlatımdaki özgün buluşlarını, gözlemleme ve benzetme ile oluşturulan anlatım gücünü, güzelliğini yansıtmaktadır.

Hasan Barışcan

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...